ANAYASA MAHKEMESİ’NE BİREYSEL BAŞVURU
Gerek ceza, gerek hukuk, gerekse idari nitelikteki bir uyuşmazlıkta standart kanun yolu başvuruları neticelendirilerek hüküm kesinleşmiş, sonrasında yasal süresi içinde yapılan Anayasa Mahkemesi başvurusundan da olumsuz bir sonuç alınmışsa; iç hukuk mekanizmalarının tamamı tüketilmesine rağmen temel hak ve hürriyetlerinizin veya adil yargılanma hakkınızın zedelendiği kanaatindeyseniz, müracaat edebileceğiniz yegane uluslararası merci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’dir.
Geçmiş dönemlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önüne sadece gerçek kişiler tarafından başvuru taşınabilirken, 11 Numaralı Ek Protokol’ün yürürlüğe girmesiyle birlikte bu kapsam genişletilmiş; bireysel başvuru hakkı vatandaşların yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına ve belirli kişi topluluklarına da yasal olarak tanınmıştır.
Esasen bu müracaat hakkı, sözleşmeyi imzalayan taraf ülkelerin yargı yetki sınırları dahilinde bulunan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan temel hak ve özgürlükleri zarara uğrayan herkes için geçerli bir haktır.
Mahkemeye müracaat etme yetkisi yalnızca sözleşmeye taraf olan devletlerin kendi vatandaşları ile sınırlandırılmamıştır. Tüzel kişiliğe sahip hükümet dışı kuruluşlar da bu hak arama yoluna başvurabilirler. Hukuki işlem ehliyeti tam olmayan bireyler ise yasal temsilcileri ya da vasileri vasıtasıyla süreci başlatabilirler.
Ceza yargılamaları neticesinde cezaevinde bulunan hükümlü kişiler de kendileri için yargı makamlarınca görevlendirilen vasileri eliyle mahkemeye başvuruda bulunma hakkına sahiptirler. Yaşamını yitirmiş kişilerin adına doğrudan yapılan müracaatlar işleme alınmamaktadır. Buna karşın, vefat eden kişinin yakınlarının ve yasal mirasçılarının yapacağı başvurular kabul görmektedir.
Müracaat aşamasında üzerinde durulması gereken en kritik husus, hazırlanan başvuru formunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bünyesinde güvenceye alınan hak ve hürriyetlerin ihlaliyle doğrudan ilişkilendirilerek kurgulanmasıdır. Pratikte pek çok müracaat evrakı, standart bir İstinaf veya Temyiz Dilekçesi üslubuyla kaleme alındığı için başvuruların esasa girilmeden usulden reddedilmesi gibi olumsuz sonuçlar doğmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınacak uyuşmazlıklarda ulusal yargı yollarının eksiksiz tamamlanması yasal bir ön şarttır. İç hukuk mekanizmalarının tüketilmesine ilişkin verilen nihai kararın öğrenilmesinden veya tebliğ edilmesinden itibaren başlayan dört aylık kesin başvuru süresi bulunmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde yürütülecek bu hassas süreçlerin, genel hukuk dallarında olduğu kadar İnsan Hakları Hukuku normlarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin güncel içtihatlarına hakim, uzman bir avukat desteğiyle takip edilmesinde yüksek hukuki yarar bulunmaktadır.