BASIN İŞ HUKUKU

Basın İş Hukuku, kendine özgü kuralları olan ve bu sektöre özel bir mevzuat çerçevesinde şekillendirilmiş bir alandır. Sektörde Basın İş Kanunu olarak adlandırılan 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun, ülkemiz sınırlarında basılan gazete ve süreli yayınlar ile haber ve fotoğraf ajansları bünyesinde her türlü entelektüel, fikirsel ve sanatsal faaliyeti yürütenleri kapsamı altına almaktadır. Düzenlemenin 1952 yılına ait olmasından dolayı metinde açıkça zikredilmese de, günümüz uygulamasında Radyo ve Televizyon kuruluşlarında görev yapan personeller de bu hukuki rejim kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu hukuk dalında, hak kazanılacak tazminat miktarlarının hesaplanmasında çalışanın mesleki kıdem süresi kritik bir öneme sahiptir.

Şöyle ki, Basın İş Kanunu hükümlerine tabi şekilde mesai harcayan çalışanların kıdem tazminatına hak kazanabilmelerinin öncelikli şartı, basın mesleğinde asgari beş yıllık bir çalışma süresini geride bırakmış olmalarıdır. Sektördeki kıdemi beş yıldan az olan basın çalışanlarının yasal olarak kıdem tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır. Buna karşın, aranan beş yıllık sürenin farklı yayın organlarında veya şirketlerde geçirilmiş olması hakkın doğuşuna engel teşkil etmez. Bu noktada esas alınan temel unsur, kişinin basın sektöründe ilk kez çalışmaya başladığı tarih yılıdır. Fakat hak edilen kıdem tazminatı tutarı son ayrılınan kurum veya kuruluştan talep edileceğinden, o iş yerindeki fiili işe başlama tarihi hesaba katılır.

Fesih bildirim (ihbar) süreleri de yine personelin mesleki geçmişine göre tayin edilmektedir. Sektör içi hizmet süresi beş yıldan az olan bir basın mensubu için ihbar öneli bir ay olarak uygulanır. Sektördeki hizmeti asgari beş yıl ve üzerinde olan basın çalışanları için ise bu süre üç ay olarak belirlenmiştir. İş sözleşmelerinin süreli fesih yoluyla sonlandırılması durumlarında, söz konusu yasal sürelere tam olarak riayet edilmesi hukuki bir zorunluluktur.

Normal şartlar altında basın çalışanlarının iş akitlerine sağlık problemleri gerekçe gösterilerek son verilemez. Ancak hastalık durumunun altı aydan daha uzun bir süreye yayılması ve tedavi süreçlerine rağmen iyileşme sağlanamaması halinde, yasal tazminatları ödenmek kaydıyla iş sözleşmesi feshedilebilir. Bununla birlikte, fesih tarihinden itibaren bir yıllık süre zarfında personelin sağlığına kavuşması durumunda, müracaat etmesi halinde eski görevine geri dönme hakkı kanunen mevcuttur.

Basın sektörü çalışanları yönünden, ihbar sürelerinin tamamlanmasını beklemeden iş sözleşmesini derhal feshetme (istifa) hakkı da tanınmıştır. Şöyle ki; hazırlanacak veya yayımlanacak olan haberin ya da yayının genel üslubunda ve politikasında, basın mensubunun mesleki şerefini, itibarını veya manevi menfaatlerini zedeleyecek nitelikte esaslı değişiklikler yapılması halinde bu hak devreye girer ve bu sebeple işi bırakan gazeteci kıdem tazminatına hak kazanır.

Günlük olarak neşredilen süreli bir yayında görev yapan basın personeline, en az bir yıllık çalışma süresini tamamlamış olması koşuluyla, senede dört hafta tam ücretli izin hakkı tanınır. Gazetecilik mesleğindeki toplam hizmet süresi on yılın üzerinde olan bir basın çalışanına ise yıllık altı hafta ücretli izin hakkı verilir. Gazetecinin mesleki kıdemi, sadece son çalıştığı yayın organındaki süresine göre değil, tüm meslek hayatındaki hizmet süresi toplanarak hesaplanır. Günlük periyotlarla çıkmayan süreli yayınlarda çalışan gazeteciler yönünden ise her altı aylık çalışma dönemi karşılığında iki haftalık ücretli izin hakkı mevcuttur. Söz konusu yasal izin haklarından feragat edilmesi hukuken mümkün değildir. Çalışma hayatı süresince kullanılmayan veya eksik kullandırılan izinlerin bulunması halinde, bunların nakdi karşılığının dava yoluyla tazmin edilmesi mümkündür.

Basın çalışanlarından; kurum, matbaa, yönetim merkezi ve büro gibi iş yerlerinde yürüttükleri görevin niteliği gereği kesintisiz şekilde mesai harcayanlar için günlük çalışma süresi, gece ve gündüz vardiyaları fark etmeksizin sekiz saat olarak sınırlandırılmıştır. Mesai süresinin bu sınırların üzerine çıkarılması ile ulusal bayram, genel tatil günleri ve haftalık izin günlerinde çalışılması, fazla çalışma (fazla mesai) olarak kabul edilir. Aynı şekilde, Pazar gününden başka bir günü haftalık izin olarak kullanan bir gazeteci, Pazar günü mesai yaptığında fazla çalışma ücretine hak kazanmış sayılmaz. Gerçekleştirilen her bir saatlik fazla çalışma için ödenecek ücret, normal çalışma saati ücretinin yüzde elli fazlası şeklinde hesaplanır. Ancak, günlük standart çalışma süresine ek olarak bu madde kapsamında tatbik edilecek fazla çalışmalar saat 24.00’ü geçtikten sonraya denk gelirse, bu saatlerdeki ücret normal bedelin bir misli fazlasıyla (yüzde yüz zamlı) ödenmek zorundadır. Fazla mesai sürelerinin hesaplanmasında, yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir tam saat olarak dikkate alınır. Fazla mesai uygulaması, ücretlerini parça başına veya ürettikleri iş miktarına göre alan gazetecilere yaptırılsa dahi, bu kişilerin fazla çalışmaya tekabül eden hak edişleri de bu maddedeki kurallara göre ödenir. Fazla çalışmalardan doğan alacakların, takip eden ilk maaş ödemesiyle birlikte çalışana verilmesi mecburidir. Fazla mesai ücretlerinin zamanında ödenmemesi durumunda, geciken her gün için yüzde beş oranında bir gecikme faizi uygulanarak ödenmesi gerekir. Günlük fazla mesai süresi üç saati aşamaz. Çalışma dönemi boyunca ödenmemiş olan fazla çalışma alacaklarının adli yargı yoluyla tahsil edilmesi mümkündür.

Basın İş Kanunu’ndaki özel hükümlerin yanı sıra gazetecilere;

Basın İş Kanunu’nun getirdiği koruyucu mekanizmalara ilave olarak, işçilehine olan İş Kanununun 18, 19, 20, 21 ve 29. maddesi hükümleri kıyasen tatbik edilir. Bu durumun pratik hayattaki en ehemmiyetli neticesi ise, haksız şekilde işten çıkarma durumlarıyla karşılaşıldığında işe iade davası açabilme hakkının doğmasıdır.

Basın İş Hukuku branşı kapsamında hukuk büromuz tarafından sağlanan hizmetler şu şekildedir:

    • Basın İş Hukuku mevzuatı ve güncel yargı uygulamaları ekseninde her türlü hukuki bilgilendirme ve danışmanlık hizmetinin sunulması.
    • Basın çalışanlarının iş sözleşmelerinin haksız feshi, psikolojik taciz (mobbing) uygulamaları, fazla çalışma ücretlerinin eksik ödenmesi gibi hak ihlallerine karşı işçilik hak ve alacaklarına dayalı tazminat davalarının açılması, yürütülmesi ve neticelendirilmesi.
    • Mevzuatta öngörülen yasal şartların varlığı halinde, iş sözleşmeleri geçersiz nedenlerle feshedilen basın mensupları adına işe iade davalarının ikame edilmesi ve karara bağlanması.
    • Basın çalışanları hakkında uygulanan hukuka aykırı idari/iç soruşturmalara ve haksız disiplin yaptırımlarına karşı yasal itirazların gerçekleştirilmesi; bu kapsamda gerekli şartlar oluştuğunda tazminat davalarının açılarak sonuçlandırılması.
    • Medya ve basın sektöründeki kurum personellerine yönelik yürütülen mesnetsiz inceleme, ceza ve yaptırımlara karşı adli itiraz süreçlerinin yönetilmesi ve bu temelde yasal hakların muhafazası adına tazminat davalarının takibinin yapılması.